İNSANOĞLUNUN MÜZİKLE İLK TANIŞMASI

İNSANOĞLUNUN MÜZİKLE İLK TANIŞMASI

Hepimiz bir şekilde müzikle ilgileniriz. Öyle ya da böyle gün içinde müzikle buluşuruz. Kimilerimiz müziği sevdiği ve istediğinden buluşmak için ortam yaratır, kimilerimiz sadece sever buluşmak için çaba harcamaz ama bir şekilde buluşur. Kimilerimizde müzik yaşamımda olsa da olur olmasa da olur der, ama kesinlikle gün içinde müzikle buluşur.

Müziği bazen dinlerim, pek dinlemem, ya da kesinlikle yaşamımda yeri yok diyorsanız yanılıyorsunuz. Müzik dinlemek demek, ille de kaset, cd, mp3 vb şeklinde  dinlemek gelmesin aklınıza.Gün içinde şöyle bir düşünün; izlediğiniz televizyonda ki haberlerin, reklamların cıngıl müzikleri, belediye hoparlörünün açılış müziği, okuldaki teneffüs zili, camide okunan beş vakit ezan…… Örnekleri çoğaltmak mümkün. Gördüğünüz gibi istemesek de gün içinde müzikle buluşmamız kaçınılmazdır.

Müzikle ilk tanışıp, buluşmamız acaba ne zaman olmuştur hiç düşündünüz mü? Şimdi sizden rica ediyorum, müziği ilk duyup, işittiğiniz zamanı hatırlamaya çalışın lütfen! Hatırladınız. Hatırladığınız o ilk müzik aslında sadece hatırlayabildiğiniz ilk müziktir. Duyduğunuz o ilk müziğin de öncesi olduğunu biliyor muydunuz?

İlk duyumsadığınız, hatırladığınız, ezgi, müzik, ses; anne karnındayken işittiklerimizdir. Anne karnında bebeğin duyduğu ilk müzik diyebileceğimiz sesler, annenin düzensiz ve estetiği olmayan barsak sesleridir. Barsak seslerinin altından hafiften ritmik kalp atışlarının sesi de gelmektedir. Anne karnındaki bir bebeğin ritmik kalp seslerini duyabilmesi için üçüncü aya kadar gelişmesi ve annesinin kalbine yaklaşması gerekir. Annenin kalp seslerini işiten bebeğin, ileriki yaşamındaki ruhsal durumu üzerinde etkili olduğu uzmanlar tarafından saptanmıştır. Hamileliği sorunlu, huzursuz, heyecanlı geçen bir annenin, kalp sesi ve ritmi artar. Ses ve ritim artıp, düzensizleştikçe bebeğin güven duygusu ve sakinliği azalmaktadır. Anne huzurlu ve sakin bir hamilelik geçirirse kalp atış hızı düzenli olur. Bebeğinde sakinliği, güven duygusu ve estetik duygulanım yeteneği artar.

İlk duyumsadığımız bu anne bestelerinin ritmi, yetişkin olduğumuzda sevdiğimiz, hoşlandığımız müzik türü ve ritmi üzerinde de etkilidir. Yaşamımızın hızlı bir şekilde değişmesi, eski sakin ritminden uzaklaşması, anne besteleri aracılığıyla daha bebek doğmadan bir sonraki soya aktarılır.

İlk üç aya kadar duyduğumuz, ilk müzik sesleri; bir, düzensiz ve estetik olmayan barsak sesleri, iki annenin kalp atış ritmi üç yine kalp sesleriyle orantılı olarak duyduğumuz solunum sesleridir.

Üç ayın sonunda bebeğin algıladığı müzik sesleri yavaş yavaş gelişir ve değişir. Artık bebek dışarıdan duyduğu müziğe, ezgiye, melodiye ve seslere tepki vermeye başlar. İşte bu noktadan sonra da az önce bahsettiğimiz gibi, annenin hamileliğinde dinlediği ve hatta kulaklığı karnına dayayıp bebeğe dinlettiği müzik türü, bebeğin ruh sağlığının gelişiminde, yaşamında müziğe ilgi duymasında, karakter ve kişilik gelişiminde etkili oluyor. Tabi ki bu etki, bütünün parçalarından biri. Üçüncü ayın sonunda bebeğe kaliteli müzik dinletmek bebeğin güven duygusu ve ruh sağlığının gelişiminde etkili olan faktörlerden sadece bir tanesi.

Bebek dünyaya geldikten sonra da, bebeği uyuturken, dinlendirirken, oynatırken; kaliteli, yoz olmayan (arabesk, pop, rap, hiphop) müzikleri dinletmemizin faydaları çok büyüktür. Böylelikle bir yetişkin olma yolunda adım attığı ilk yaşlarında bebeğimizin kulağı doğru ezgilerle dolmaya başlar. Ergenlik çağlarına geldiğinde müzik kültürü ve müzik bilinci gelişip, olgunlaşmaya başlar.

Bireyler bebek dünyaya getirmeye karar verdiklerinde marketten alış veriş eder gibi kitapevlerinden bu konu üzerine yazılmış yayın, doküman ve kitap satın alıp önce kendilerini yetiştirip sonra bebeklerini eğitmelerinde fayda var. Artık günümüzde her hangi bir konuda, herhangi bir bilgiye ulaşmak çok kolay. Geleceğin anne baba adayları siz gençler, o günler gelip çattığında babaanne, anneanne tecrübelerinden faydalandığınız gibi bilimsel kaynaklardan da faydalanmanızı tavsiye ederiz. Çocuk beklemeye başladığınız andan itibaren, dokuz ay boyunca, odasıydı, zıbınıydı, tulumuydu, bütün  kıyafetlerini düzüp hazırlanıyorsanız, aynı şekilde kitapçılara gidip, hamilelik boyunca ve  doğacak çocuğunuzun büyümesiyle ilgili kitaplar, cd’ler de alıp gelen misafirin geleceği için hazırlık yapmalıyız….

    OĞUZ NAZMİ YILMAZKOL

Müzik Öğretmeni / Müdür Yardımcısı

25.02.2010